Rio+20

 

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı (UNCSD) kısaca Rio +20; 64/236 (A/RES/64/236) nolu Genel Kurul kararıyla 20-22 Haziran 2012 tarihinde Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenecektir.

Konferans 1992 yılında düzenlenmiş olan Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansının (UNCED) 20. Yılı, 2002 yılında düzenlenmiş olan Sürdürülebilir Kalkınma Dünya Zirvesinin (WSSD) 10. yılı münasebetiyle düzenlenmektedir. Konferansa ülkelerin en üst düzey yetkililerince katılım sağlanması beklenmekte ve politik bir dökümanın kabul edilmesiyle sonuçlanması planlanmaktadır.

1992’de Rio’da düzenlenen UNCED konferansı birçok uluslar arası sözleşme için başlangıç noktası olmuştur.

Konferansın amaçları içinde;

  • Sürdürülebilir kalkınmaya ivme kazandırmak,
  • Bu konuda ilerleme ve gelişmeleri gözden geçirmek,
  • Mevcut boşlukları ele almak ve
  • Yeni hedefler koymak

Sayılabilir. Konferansın 2 ana konu etrafında dönmesi planlamıştır; a) yoksulluğun azaltılması ve sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde yeşil ekonomi, b) sürdürülebilir kalkınmada yasal çerçeve.

Konferans organizasyon sürecinde 3 hazırlık toplantısı düzenlenmesi öngörülmüştür. Bu toplantılardan ilk ikisi 2010 ve 2011 de gerçekleştirilmiş, sonuncusu ise toplantıya yaklaşık 2 ay kala gerçekleştirilecektir.

Rio 1992’den bu yana devam eden UN süreçlerine bakıldığında ortaya çıkan UNFCCC (İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi), UNCCD (Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi) ve UNCBD (Biyoçeşitliliğin Korunması Sözleşmesi) sözleşmeleri içinde en güçlü ilerleyen ve yine en güçlü şekilde karşı konulan sözleşmenin iklim değişikliği sözleşmesi olduğunu görüyoruz. Zira başta petrol ürünleri ile ilgili olmak üzere birçok sektör ve ülke tarafından çözümsüzlüğe itilmek istenmektedir.

Rio+20 toplantısının sürdürülebilir kalkınma üzerine olmasına karşın perde arkasında iklim değişikliğinin durduğu bilinmekte fakat fazlaca dile getirilmemektedir. Sürdürülebilir kalkınma hedefi iklim değişikliğine nazaran daha kolay ulaşılabilir bir hedef gibi görünmekte. Oysa her iki konunun paralel yürütülmesi gerektiği ortada. Zira iklim değişikliği gibi küresel bir riski dikkate almadan kalkınma hedefleri koymak olanaksız. Avrupa Birliği’nin iklim müzakere şefi Connie Hedegaard’ a göre;

“Mevcut ekonomik büyüme modellerinin revize edilmesi gerekmekte yoksa halihazırda 7, 2050 de ise 9 milyar insanı beslemek mümkün olmayacaktır. Petrol fiyatlarındaki artış özellikle yiyecek fiyatlarında da artış getirecektir.” Hedegaard’a göre doğal kaynaklar bedava ve herkese her zaman açık kaynaklar olarak görülmemeli, ekonomik anlamda değerlendirilmeli ve değer kazanmalıdır.

Halen ekosistemlerin insanlara sunduğu hizmetler ve hizmetlerin sunumunda aracılık eden kurumlara ekonomik bir girdi sağlanmamaktadır. Basit bir anlatımla; kent içindeki bir koruluk tarafından kent sakinlerine havayı temizleme (SO2, NOx, ağır metaller vb. kirleticilere karşı), oksijen üretme (fotosentezle), gürültü kirliliğini azaltma, lokal iklimi iyileştirme (başta ısı adası etkisini azaltma), diğer canlılara (sincap, kuş vb.) yaşam ortamı sağlama, estetik değer katma, yüzeysel ve yüzeyaltı su kaynaklarını iyileştirme ve erozyonu önleme, karbon tutumuyla atmosferden karbonu azaltma, orman yan ürünü sağlama (fıstık çamı, alıç, defne gibi), su rejimini düzenleme, taşkın ve seli önleme gibi birçok hizmet sağlamaktadır. Bunlara ekosistem hizmetleri adını veriyoruz.

Bristol şehrinde yeşil alanlar. Kentlerdeki yeşil alanlar emlak fiyatları dahil yukarıda bahsedilen birçok ekonomik etki potansiyeline sahiptir.

Halihazırda bu hizmetler bedava sunulduğu için insanlar tarafından kıymeti çok iyi bilinmemektedir. Bu hizmetlerin ekonomik olarak ele alınıp devam ettirilmesi için ekonomik değerlendirmesinin yapılması, bu sayede geliştirilmesi gerekmektedir.

Sürdürülebilir kalkınmanın ana öğelerinden birini şu an dünya nüfusunun yarısından fazlasını, gelecekte ise çok daha fazlasını kapsayacak kentsel alanların sürdürülebilir yönetimi oluşturmaktadır. Sürdürülebilir bir kentleşmenin en önemli ayağını ise kent içinde yeşil alanların yeterli ve doğru dağılımı oluşturmaktadır.

Rio+20 ile ilgili daha detaylı bilgi için;

Konferans web sayfasına,

World System Governance,

Sayfalarına bakabilirsiniz.