Son Bilimsel Gelişmeler

 

Geniş ölçekli araştırmaların bulguları küresel bazda iklimin beklenenden daha hızlı değişiyor olabileceği ile ilgili kaygıları ortaya koymaktadır. Bu kaygıların temelinde başlıca yutak olan okyanuslar ve karasal ekosistemlerin zamanla daha az tutma gerçekleştirdiklerine ve iklim değişkenliğine karşı duyarlı olduklarına dair yeni bulgular yatmaktadır. Kuzey denizinde yapılan çalışmalar artan CO2 salımlarının bir sonucu olarak deniz suyu asitleşmesine dikkat çekmektedir. Asidite doygunluğuna henüz ulaşılmamış olması rahatlatıcı bir bulgu olmakla beraber diğer okyanus ve bölgeler için durum çok net görülmemekte. Okyanusların CO2 doygunluğuna ulaşması felaketin başlangıcı olarak değerlendirilebilir.

Kriyosferde (buzküre) yaşanan erimeler deniz seviyesinde yükselmelere yol açmaktadır. Sıcaklık artışı ve bunun sonucu artan buharlaşma ise hidrolojik döngüyü hızlanmaktadır. Küresel bazda artan yağışın bir sonucu olarak sel-taşkın ve benzeri doğal afetlerin tahmin edilenden çabuk ve fazla gerçekleşmesi olasılığı artık bilimsel bir bulgu olarak sunulmaktadır. Ülkemizde ise bilindiği gibi önümüzdeki yüzyıl içerisinde geniş ölçekli yağış azalmaları beklenmektedir. Bu durum da Karadeniz dışı bölgelerde kuraklık riskini beraberinde getirmektedir.

Bilimsel kanatta ortaya çıkan önemli araştırma konuları ise;

  • Okyanus asitleşmesinin sonuçlarının değerlendirilmesi,
  • Kriosferde gözlenen geniş ölçekli ve hızlı değişimler,
  • Siyah karbon ve troposferik ozonun etkileri(*)

olarak özetlenebilir. Detaylar için tıklayınız.

………………………………

(*)Siyah karbon ile ilgili bilgi için tıklayınız.

Tropsferik ozonla ilgili bilgi için tıklayınız.